Ben insan kaynaklarını hep sahada yaptım. Çalışanı dinlemek, mağazanın ritmini anlamak ve kararların günlük işte nasıl karşılandığını görmek, mesleki yaklaşımımın temelini oluşturdu.
Bir organizasyonda ihtiyaç bazen raporda görünen başlıkla sınırlı kalmaz. Görevlerin anlaşılması, işe yeni başlayan kişinin desteğe erişmesi ve yöneticinin ekibiyle kurduğu iletişim aynı resmin parçalarıdır. Bu yüzden önce soruyu anlamaya, sonra süreci yapılandırmaya odaklanırım.
Perakendede işe alım, oryantasyon, eğitim ve performans birbirine bağlıdır. Bunları ayrı uygulamalar olarak ele almak yerine çalışanın yolculuğunu ve mağazanın işleyişini birlikte düşünmek gerekir.
Benim için sahada İK, insanın sesini yönetim kararına taşımaktır. İyi dinlemekle başlayan bu yaklaşım, ihtiyacı erken fark etmeyi ve uygulanabilir çözüm geliştirmeyi kolaylaştırır.
